9 Mayıs 2012 Çarşamba
İTALYA ( Bölüm 1 )
Uzunca bir zamandır sesimin çıkmama sebeplerinden biriside annem,babam,oğlum ve arkadaşlarımla birlikte çıktığımız 4 günlük İtalya seyahatidir.28 Nisan-01 Mayıs tarihleri arasında Prontotur aracılığı ile Venedik,Milano,Como Gölü, Lugano ( İsviçre) ve Verona'yı kapsayan güzel ve dolu dolu geçen bir gezi yaptık. Turun bence en büyük artısı, rehberimiz Sadettin Esen beyin engin bilgi ve tecrübesi ile süslediği güzel insanlığıydı. Bizi kuru kuru gezdirmek yerine, bir sürü ilginç bilgiyi paylaşarak, hem bizlerin hem de çocuklarımızın genel kültür dağarcığına pek çok değerli bilgi eklememize fırsat yarattı. Ayrıca nerede ne yenir, nasıl gidilir, ne alınır gibi pekçok detay vererek seyahatimizin kolay ve sorunsuz geçmesi için elinden geleni yaptı. İtalya'yı gezerken beni en çok etkileyen ve aynı zamanda sevgili yurdumuzu düşündüğümde hüzünlendiren şey, tarihi nasıl koruyup,değerlendirdiklerini görmek oldu. Her taşın kıymetini biliyorlar ve koruyorlar. Bunun karşılığında da 60 milyon nüfuslu ülkeye geçen sene 58 milyon turist geldiğini öğreniyoruz. Ortalama bir turist 1000 Euro harcıyormuş. Düşünebiliyormusunuz, ülkemizde turizm böyle bir hale gelse neler olur !Üstelik bizim güzel Anadolumuzda öyle bir tarih hazinesi saklı ki, değme ülkeye taş çıkartır. Ancak bizlerde dahil olmak üzere, pek çoğumuz yurdumuzun çok az yerini tanıyoruz.Özellikle çocuklarımızıda alarak önce ülkemizi, sonrasında da elimizden geldiğince diğer ülkeleri tanımak üzere seyahatlere gitmeliyiz. Çocuklarımızında , bizlerinde öğreneceği, göreceği, tecrübe edeceği o kadar çok şey var ki !Bence okullarda tarih bilincini ve geçmişimizi korumanın önemini anlatan dersler olmalı. Ama benimkisi sadece bir temenniden öteye gidecek gibi gözükmüyor ne yazıkki :((
Gezimiz Venedik'ten başladı. Büyük kanalı görmek, gondolla gezmek,daracık sokaklarda birbirinden eski ve tarih kokan binaların arasında dolaşmak, Riyalto köprüsünde durup Büyük Kanal'ı seyretmek harikaydı. Senelerce filmlerde ve belgeselerde seyrettiğimizden olsa gerek, Venedik pek bir tanıdık geldi bana. Ne yazıkki her sene biraz daha sulara gömülen bu kanallar cenneti tarihi şehrin nufusu , önceki yıllarda 75.000 civarında iken bugün sadece 15.000 kalmış. Şehirden göçenler, tarihi şehrin dışında yeni yeni yerleşim yerleri oluşturarak Venedik'i büyütmüşler.Vakit az olduğu için ne yazık ki, el yapımı camları ile ünlü Murano adasını ve dantelleri ile olduğu kadar renkli evleri ile de meşhur olan Burano adasını ziyaret etmek mümkün olmadı. Bir dahaki sefere diyelim :)) Bence Venedik'ten alınabilecek en güzel hatıra eşyası, karnaval maskeleriydi. Özellikle Şubat ayında yapılan MardiGras karnavalı için üretilen bu çoğu el yapımı ve çok pahalı maskelerden sizde kesenize uygun bir tane alın derim. Çok turistik bir yer olduğu için , fiyatlar 0,85 Centten, başlayıp, 1-2 bin Eurolara kadar değişiklik gösteriyor. Yanyana dizili küçük küçük dükkanlarda envayi çeşit turistik eşya bulmak mümkün.Ancak hemen hatırlatayım, İtalya hiç de ucuz bir ülke değil. Hatta benim tecrübelerime göre , İsviçre'den sonra Avrupa'nın en pahalı ülkesi. Size bunun için küçük bir örnek vereyim ;
Türkiye'de 50,- kuruşa aldığınız küçük bir pet şişe suyu İtalya'da minimum 1,- Euro'ya alabilirsiniz. Hatta bazı yerlerde bu rakam 2,0- 2,5 Euro'ya kadar çıkabiliyor, benden söylemesi .
Eh, bu kadar laftan sonra birkaç :)) resim koymazsam olmaz :))
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder