12 Mart 2012 Pazartesi

İlk paylaşımımı bir kitapla yapmak istedim.Şu sıralar okumakta olduğum ve bir anne olarak beni çok etkileyen bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Tübitak tarafından Türkçesi yayınlanan ve Amerikalı yazar Richard Louv tarafından yazılan ' Doğadaki Son Çocuk ' yada orjinal adıyla ' Last Child In The Forest ' bana göre gerçektende başucu kitabı olacak nitelikte. Kitaptan yaptığım alıntıyı paylaşmak isterim ;

' Doğa'daki çocuk,soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. '   Richard Louv

 Bugün pekçok çocuğun ve dolayısıyla ailelerinin sıkıntı yaşamasına neden olan obezite,dikkat bozukluğu,depresyon gibi sorunların kaynağında doğa yoksunluğu olduğunun altını çizen ve bunu çeşitli şekillerde kanıtlayan kitapta verilen bazı istatistikler ise insanın kanını donduracak cinsten.

Bu kitabı okumaya başlayınca, birdenbire çocukluğum aklıma geldi. Meğer ne kadar şanslı bir çocuklukmuş.
İstanbul'da oturmamıza rağmen, doğada oynayan, etrafı her türlü yeşillikle çevrili yaşayan, evinin hemen arkasındaki tepelerden baharda doyasıya çicek toplama şansı olan bir çocukluktu benimkisi. Bugün geriye dönüp baktığımda ,o günlerde fark edemesemde, şu andaki doğa sevgimin, toprakla huzur bulmamın temellerinde hep bu yaşanmışlıkların etkisi olduğunu anlıyorum. Onun içinde oğlumun doğayla daha çok içiçe olabileceği ortamlar hazırlamaya gayret ediyorum. Bu hiçte pahalı olmayan bir yöntem.Özellikle havaların fazla soğuk ve yağışlı olmadığı dönemlerde, kırlık alanlara gidip piknik yapmak, küçük doğa yürüyüşleri düzenlemek hepimizin küçük bütçelerle çocuklarımıza sunabileceği güzellikler.Lütfen bunu çocuklarımızdan esirgemeyelim. Havası türlü mikropla dolu, kalabalık, tüketime yönlendiren moda adıyla AVM yani kapalı alışveriş merkezlerinden hepimiz mümkün olduğunca uzak durmalı ve çocuklarımızı da uzak tutmalıyız. Aksi taktirde korkarımki, yediği patatesin nasıl yetiştiğini, kokladığı çiceğin ne olduğunu bilmeyen bir nesil yetiştirmiş olacağız.
Sadece bu da değil; insan doğadan uzaklaştıkça,sevgi,saygı,sabır,şefkat gibi  insanı insan yapan pek çok güzel duyguyu da yitirme noktasına gelebilir. İşte bunun da varlığımızın yegane sebebi olan dünyamızın yok olmasına yardımcı olacak kötü sonuçlara yol açması kaçınılmazdır. Herkese yeşili bol günler diliyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder